Page 26 - BizimKöylerimiz
P. 26
BA ĞD AMLAR I
Cafer Amca, koyunları Köyün sakinleri kah sohbetimize kah adımlarımıza eşlik ediyor. Bir yandan evleri,
ağıldan çıkarırken türküsünü bir yandan ağaçları bir yandan da etrafımızdaki güzellikleri keşfetmeye çalışırken
çığırmaya başlıyor. Yanına
Sakine Teyze de oturunca Cafer Amca’nın evine ulaşıyoruz. Evin avlusundaki güzel gözlü eşek, ahırdaki
aralarındaki sıcaklığı sinirli inek, bahçeye dağılmış tavuklar ile horozlar, ağıldan çıkan mutlu koyunlar
hissediyoruz. Yaşamı
güzelleştiren o güçlü ve tüm bu kalabalığın ortasında sanki evin gerçek sahibi oymuş gibi bizi süzen bir
bağları ve sevmenin nasıl da kedi… Hepsi bir masalın parçaları gibi görünüyor. Cafer Amca, koyunları ağıldan
büyülü bir duygu olduğunu çıkarırken türküsünü çığırmaya başlıyor. Yanına Sakine Teyze de oturunca ara-
hatırlıyoruz.
larındaki sıcaklığı hissediyoruz. Köy hayatının zorluklarına rağmen insanı ayakta
tutan, yaşamı güzelleştiren o güçlü bağları ve birbirini sevmenin nasıl da büyülü
bir duygu olduğunu hatırlıyoruz.
Ev sahipleri tarafından en sıcak şekilde uğurlandıktan sonra, köyün en yaşlı
ağacının gölgesinde dinlenen mezarlığın içinden geçiyoruz. Geçmişin izlerini
taşıyan taşların arasından ilerlerken 1875 yapımı Bağdamları Köyü Camisi karşı-
mıza çıkıyor. Zamanın yorgunluğunu taşıyan duvarlarıyla neredeyse bir harabeye
dönüşmüş bu yapı, köyün hafızasında yerini koruyor. Tanıklık ettiğimiz her kareyi
sessizce izlerken bir zamanlar buraya gelen cemaatin, burada yankılanan duala-
rın ve geçmişin izlerini taşıyan her taşın bir hikayesi olduğunu hissediyoruz.
Konukluğumuz sona ermeden Bağdamları’nı en iyi neyin simgelediğini öğren-
mek istiyoruz. “Aynı köylü oldukları için çoğu zaten akraba. Aralarında dayanışma
da var, yardımlaşma da var; düğünlerde, bayramlarda kaynaşma da var. Bu gibi
özel günler hasret gidermek için bire birdir.” diyen Mehmet Muhtar’ın bu sözleri,
köyün dayanışma ve yardımlaşma ruhunu özetler nitelikte. Anlıyoruz ki Bağ-
damları’nda komşuluk, sadece yan yana yaşamak değil, iyi günde ve kötü günde
omuz omuza olmak demek.
Köyde geçirdiğimiz vakti, dinlediğimiz hikayeleri, değirmenlerin sessizliğini, Yörük
geçmişinin izlerini ve kahvede yudumlanan çayları bir kez daha zihnimizden ge-
çiriyoruz. Bağdamları’na veda ederken burada geçmişle bugün arasında kurulan
bağı derinden hissediyoruz.
22

