Page 74 - BizimKöylerimiz
P. 74
DE RE K Ö Y
sahip. Köyünün bir zamanlar çok işlek olduğunu, civardaki en büyük köyler ara-
sında yer aldığını, o yıllarda köyde kurulan büyük pazarları anlatırken eski günlere
duyduğu özlemi kelimelerinin arasında hissedebiliyoruz. Sohbeti sırasında, Nuh
Tufanı’nda ikiye ayrıldığı rivayet edilen kayadan da bahsediyor. Bu kayanın, köyün
tarihinin derinliklerine dair bir işaret olduğunu duymak, merakımızı daha da ar-
tırıyor. Köyü gezerken bu kayayı da görme isteğimizi paylaştıktan sonra, Dere-
köy’deki serüvenimize devam etmek için adımlarımızı hızlandırıyoruz.
Bir sonraki durağımızda mis gibi meyve bahçelerinden geçip merdivenleri tır-
mandıktan sonra kendimizi, Necati ve Naime Gezer çiftinin cıvıl cıvıl balkonunda
buluyoruz. Necati Amca, 78 yaşında ve hayatını meyvecilikle, zeytincilikle, arıcı-
lıkla geçirmiş. “Anadolu’nun gezmediğimiz yeri kalmadı, hayatımız böyle geçti.”
diye anlatırken Naile Teyze söze girip, eski zamanlardan, köyde değirmenlerin
olduğu dönemlerden kalma anılarını paylaşıyor. Geçmişin hatıraları, yılların biri-
kimiyle şekillenen bu evde hayat buluyor. Naile Teyze, iç çekerek, “Gençlik artık
Milas’ta, Bodrum’da ikamet ediyor. Bizim üç evladımız var, kız olanı Milas’ta, iki
oğlumuz Bodrum’da yaşıyor.” diyerek çocuklarının büyük şehirlerde yaşamaları-
na dair üzüntüsünü dile getiriyor. Dinlediklerimizde geçmişin hüzünlü ama güzel
izlerini, zamanla değişen yaşamların yansımalarını buluyoruz.
Her adımda köy halkının anlattığı her hikayenin izini sürüyoruz. Her adımda göz-
lerimiz köyün güzellikleriyle aydınlanırken tarihin derinliklerine tanıklık ediyoruz.
Eski değirmene giden yol, oldukça zorlu ve dikenli olsa da kalıntıları görmek için
bu zorlu yolu aşıyoruz. Değirmen yolundaki derenin huzur veren sesiyle kulakla-
rımızı dinlendiriyoruz. Ziyaretimiz sırasında, değirmenin eski sahibi Turceyin (Ka-
rataş) Teyze’ye de uğruyoruz. Turceyin Teyze, “Ben bile bilmiyorum yaşımı!” diyor
yüzündeki gülümseme ve gözlerindeki neşeyle. Yaşamı boyunca Dereköy’den
hiç ayrılmadığını öğrendiğimiz Turceyin Teyze, “Bizim o değirmenler. Rahmetli
çevirirdi.” diyerek anlatıyor eski günleri. Oğlu ise evin içinden sohbetimize kulak
kabartarak annesinin anlattıklarını merakla dinliyor.
Turceyin Teyze’yle vedalaştıktan sonra, Nuh’tan kaldığı söylenen kayayı görmek
için yola devam ediyoruz. Kayaya yaklaştıkça büyüleyici bir manzarayla karşılaşı-
yoruz. Doğanın içinde gizlenen bu eşsiz manzarayı doya doya izliyoruz. Doğanın
sunduğu huzurla nefes alırken içimizdeki dinginlik daha da derinleşiyor.
Son durağımız bir meyve bahçesi oluyor. Burada, köyün verimli topraklarında
yetişen meyveleri ve doğanın sunduğu taze güzellikleri de görüp Dereköy ziyare-
timizi tamamlıyoruz. Zamanın nasıl geçtiğini anlayamadığımız bir köy ziyaretinde
daha geçmişin izlerine ve burada yaşayan güzel insanlara dokunuyoruz. Her
köşesi, her sohbeti, her adımıyla Dereköy, unutulmaz bir deneyim olarak hafıza-
larımızda yer ediniyor.
Necati Amca ve Naime
Teyze’nin cıvıl cıvıl
balkonunda dinlediklerimizde
geçmişin hüzünlü ama güzel
izlerini, zamanla değişen
yaşamların yansımalarını
buluyoruz.
70

