Page 32 - BizimKöylerimiz
P. 32
TÜRKEVLERİ
Dalgaların dinginliğe davet ettiği, karavancıların bu huzuru yerinde soluyabilmek
için eşyalarını toplayıp kalıcı bir durağa dönüştürdüğü, kıyı boyunca balkonlar-
dan sarkan ıslak çamaşırların rüzgarla dans ettiği, ara sokaklara girdikçe evlerin
sıcaklığının dışarıya doğru taştığı bir noktada duruyoruz bu kez. Burası, 1950’ler-
de Gürceğiz’e bağlı bir mahalleyken köy statüsü kazanan, 2012’de ise yeniden
mahalleye dönüşen Türkevleri. Aynı zamanda sakinlerinin çoğunun çalıştığı ya da
emeklisi olduğu santralin de konumlandığı nokta.
Santralin lojmanlarını da içine alan bu mahalledeki ilk durağımız, Türkevleri
Mahalle Muhtarı Ayşen Yaşar’ın evi oluyor. Bahçesinde yeşilin her tonunu ba-
rındıran bu ev, daha kapısından adım atar atmaz insanın içini ferahlatıyor. Sıcak
bir karşılama, samimiyetin dozunu daha da artırırken kısa sürede çaylar masaya
geliyor ve Ayşen Muhtar anlatmaya başlıyor: “Eskiden her şey daha güzeldi, her-
kes daha mutluydu. Ekmek almak için Dereköy’deki fırına gidilirdi. Pinar, Dereköy,
Çakıralan… Yol hep o taraflardan dolanırdı. Çocuklar, anneleri babaları ekmek ya
da halka şeker getirecek diye yol kenarlarında beklerlerdi. Sonra köyümüz gelişti.
O zamanlar deniz kenarları kıymetsiz görülür, işe yaramaz diye kız çocuklarına
bırakılırdı. Ama turizme açılınca buralar değer kazandı. Bana sorarsanız hâlâ köy
havasını koruyoruz. Türkevleri bundan sonra daha da gelişecek.” Geçmişten
bugüne yaşanan değişimi ve gelecek için taşıdığı umutları paylaşırken Ayşen
Muhtar’ın yerel yönetimdeki güçlü duruşu, sözlerinden hemen anlaşılıyor.
Türkevleri adının kökenini merak ediyoruz. Muhtarımız, “O konuyu eskiler daha
iyi bilir.” dese de bildiklerini bizimle paylaşmaktan geri durmuyor: “Ben Hüsam-
lar’dan buraya gelin geldim. Buraya gelin olmadan önce burası ‘Gavurevi’ diye
anılırdı. Akçakaya’nın altında Dikmen adında bir mahalle var, buraya yerleşim de
oradan gelmiş. Çok eskiye dair bilgim yok ama onu kayınvalidem daha iyi bilir.”
Geçmişin izlerini taşıyan bu sözler, Türkevleri’nin adının zaman içinde nasıl şekil-
lendiğine dair ipuçları veriyor.
Rivayete göre, mübadele
sonrası yukarılarda yaşayanlar
aşağıya yerleşiyor. Bir gün, Bu ipuçlarını daha önce duyduklarımızla birleştirince şunları öğreniyoruz: Riva-
resmi bir yazışma yapılması
gerekiyor. ‘Şimdi Ankara’ya yete göre, mübadele sonrası yukarılarda yaşayanlar aşağıya yerleşiyor. Bir gün,
Gavurevleri diye yazarsak resmi bir yazışma yapılması gerekiyor. “Şimdi Ankara’ya ‘Gavurevleri’ diye yazar-
ayıp olur.’ diye düşünüp sak ayıp olur.” diye düşünüp ismi Türkevleri olarak değiştiriyorlar. Ayşen Muhtar,
ismi Türkevleri olarak
değiştiriyorlar. o dönemin ruhunu şu sözlerle anlatıyor: “Burası kuş uçmaz, kervan geçmez bir
28

