Page 35 - BizimKöylerimiz
P. 35
keser, haftada bir yerdik. Şimdi öyle mi? Her şey tıkır tıkır makineden geçiyor.” Sokaklarındaki
renklerin büyüsüne
Bir yandan çocukluğunu, bir yandan bugünü zihninden geçirirken kelimelerinin kapıldığımız bu
arasına geçmişe duyduğu özlemi usulca sıkıştırıyor. Sohbetin sonunda kırgınlıkla, mahallede, içtenlik
“Para herkeste olabilir ama insanlığı kaybetmeyelim.” diyerek mahallede giderek ve güler yüz de bizi
kendine çekiyor.
azalan iletişime dair bir not düşüyor. Ekrem Amca’nın sözleri havada asılı kalırken
yanında duran Fatmana (Öztürk) Teyze ise sessizce sohbetimizi dinliyor.
Mehmet (Ölek) Abi’nın evinde kısa bir mola veriyoruz. 1995’te Soma’dan Milas’a ta-
şındığını ve 2003’ten bu yana Türkevleri’nde yaşadığını anlatan Mehmet Abi, komşu-
luk ilişkilerini anlatırken Ekrem Amca’nın aksine, “Komşularımızın hepsi canciğer, hiç
bu kadar sakin bir köy görmedim.” diyor. Taksi, otobüs ve tır şoförlüğü yaptığını, sekiz
Avrupa ülkesini gezdiğini ve Almanya’da beş yıl kaldığını anlatırken şimdiki evlerini
Ayşen Muhtar sayesinde bulduklarını ve eşiyle birlikte huzurlu bir hayat sürmeye
çalıştıklarını dile getiriyor. Gülnihar (Ölek) Abla’nın anılarını paylaştığı sesine içten bir
gülümseme eşlik ediyor: “Buraya ilk geldiğimizde sekiz yıl aynı evde oturduk, ev sahi-
bimizle çok güzel anlaştık. Sonra başka bir eve taşındık ama pek huzurumuz yoktu.
Sağ olsun, Ayşen burayı buldu, onun sayesinde burada rahat ettik.” Sözlerinin so-
nunda, “Onun hakkını ödeyemem.” diyerek tıpkı Mehmet Abi gibi duyduğu min-
neti dile getirmekten geri durmuyor: Mehmet Abi ve Gülnihar Abla’nın sözleri,
birbirini sevmenin ve birbirine değer vermenin ne kadar güçlü bir bağ olduğunu
bir kez daha hatırlamamızı sağlıyor. Sevgi taşan bu duygulardan oldukça etkile-
nerek mahallede yürüyüşümüze devam etmek üzere onlara el sallıyoruz.
31

