Page 34 - BizimKöylerimiz
P. 34
TÜR KEVLER İ
‘Benim düğün oldu, beyim köydü. Sabah inekleri, atları alıp zeytine giderdik. Akşam olunca da siyah beyaz
askere gitti, tam iki sene
bekledik. O zaman ne telefon televizyon izlerdik. O zamanlar köyde sadece iki televizyon vardı: biri bizim evde,
vardı ne bir şey, sadece diğeri kahvede. Pazar günleri Türk filmleri yayınlanırdı, bizim ev kahveye dönerdi.
mektup vardı.’ Ayşe Anne’nin Eskiden gaz lambalarıyla idare edilirdi. Geçim kaynağımız ise halıcılıktı. Gündüz
hafızasından süzülenler,
geçmişin zorluklarını zeytin tarlasında, akşam halı tezgahındaydık.” Bu sözler, hem köyün geçmişini
zihnimizde canlandırmamızı hem de sade yaşam biçimini ortaya koyuyor.
sağlıyor.
Sohbetimiz ilerledikçe muhtarımızın hem annesine hem de kayınvalidesine
baktığını öğreniyoruz. Hikayeyi farklı bir bakış açısıyla dinleyebilmek için Ayşen
Muhtar’ın kayınvalidesi Ayşe (Yaşar) Anne’nin kapısını çalıyoruz. “Burada büyüdüm,
burada yaşıyorum. Eskiden ta Dikmen’e çalışmaya gider, sonra yine buraya dö-
nerdik. O zamanın işleri çok zordu; tütün dikerdik, orak biçerdik, buğday ekerdik.”
diyerek geçmişin zorluklarını anımsıyor. Bir an gözleri uzaklara dalıyor ve hafı-
zasından bir anıyı çekip çıkarıyor: “Babam rahmetli, eve erkek sokmazdı. Benim
düğün oldu, beyim askere gitti, tam iki sene bekledik. Şimdi askerlik mi var? O za-
man ne telefon vardı ne bir şey, sadece mektup vardı.” Bunları söylerken gülüm-
semesi giderek kahkahaya dönüşüyor ve bir an sonra içtenlikle ekliyor: “Kafam
gittikçe bildiklerimi de unuttum.” Ayşe Anne’nin hafızasından süzülenler, geçmişin
zorluklarını ve zamana direnen hatıraları zihnimizde canlandırmamızı sağlıyor.
Ayşe Anne’yle vedalaşıp Ayşen Muhtar’ın evinden ayrılıyoruz. Sokaklarındaki renk-
lerin büyüsüne kapıldığımız bu mahallede, içtenlik ve güler yüz de bizi kendine
çekiyor. Yolda rastladığımız Ekrem (Öztürk) Amca’yla sohbete koyuluyoruz. 70’ine
gün saydığını öğrendiğimizde şaşkınlığımızı fark eden Ekrem Amca, gülerek kar-
şılık veriyor: “Zeytini sıkıyoruz, yiyoruz işte. Eskiden tavuğu bile kendimiz yetiştirir,
30

