Page 100 - BizimKöylerimiz
P. 100
ALATEPE
Tarih boyunca sayısız medeniyete ev sahipliği yapan, yalnızca tarihi mirasıyla
değil, ekolojik değeriyle de öne çıkan Gökova Körfezi’ni ve eski adıyla Gereme
olarak bilinen, bugün ise Ören adıyla anılan eşsiz coğrafyayı gözler önüne seren
bir noktaya; Alatepe’ye doğru ilerliyoruz. Bulunduğu konum sayesinde doğayla iç
içe bir panoramaya sahip olan Alatepe, bir Yörük köyü. Rivayete göre, köyün ilk
sakinleri Orta Asya’dan yola çıkıp Dalaman’a, ardından Kultak’a ve nihayetinde bu
yüksek rakımlı noktaya yerleşerek burayı yurt edinmişler.
Günümüzde en çok Paraşüt Tepe’siyle anılan bu köyde, zamanın derin izleri-
ni taşıyan asırlık bir kuyu ve görkemli bir çınar ağacının geçmişten günümüze
uzanabildiğini öğreniyoruz. Köyün tarihine dair en somut izler bunlar kabul edilse
de geçmişin sessiz tanıkları arasında kilise ve sarnıç kalıntılarının da bulunduğu
anlatılıyor. Ayrıca bugün okulun arkasında yer alan kilisenin bir dönem köye adını
verdiğini ve Alatepe olarak anılmadan önce bu noktanın Alakilise Mahallesi olarak
kayıtlara geçtiğini bilgi haznemize ekliyoruz.
Alatepe’de, yaz aylarında köylülerin buluşma noktası olan ancak zeytin toplama
mevsimine denk geldiğimiz için bugünlerde sessizliğe bürünen köy kahvesi ilk
durağımız. Köyün azalarından Hüseyin (Yıldırım) Abi yüzünde yılların getirdiği de-
neyimle harmanlanmış bir gülümsemeyle yanımıza ilişiyor. Köye tepeden bakan
kahvehanede sohbete koyuluyoruz.
Hüseyin Abi, buradaki yüksek kalorili kömürün kalitesine dair bildiklerini paylaşa-
rak söze giriyor: “19. yüzyılda İngilizler gelmiş, şu vadinin arasından yol açmışlar.
Alatepe’den katırlarla kömürü taşımışlar. Sonra atalarımız çalışmış, oradan emekli
olmuşlar.” Ardından sohbet, kendi yaşam öyküsüne uzanıyor. Tam altı dönemdir
azalık görevini üstlendiğini öğreniyoruz. Emeklilik öncesinde müzisyenlik dahil
olmak üzere pek çok işle meşgul olsa da azalığın onun için vazgeçilmez bir
sorumluluk haline geldiğini anlatıyor.
Bugün okulun arkasında yer Sohbet ilerledikçe konu dönüp dolaşıp Hüseyin Abi’nin lakabına geliyor. Meğer
alan kilisenin bir dönem köye
adını verdiğini ve Alatepe köylüler onu “Şebeke Hüseyin” diye anıyormuş. Merakımıza yenik düşüp sebe-
olarak anılmadan önce bu bini sorunca Hüseyin Abi kendine has nüktedanlığıyla anlatmaya başlıyor: “Her
noktanın Alakilise Mahallesi
olarak kayıtlara geçtiğini bilgi işin üstesinden geldiğimizden, her taşın altından çıktığımızdan biri öyle bir isim
haznemize ekliyoruz. takmış işte. Ama nasıl oldu biliyor musun? Daha ufaktım, 16-17 yaşlarındaydım.
96

