Page 113 - BizimKöylerimiz
P. 113

Köy kahvesinde muhtarla sohbetimize devam ederken çaylarımızı getiren Dur-
            sun (Çapacı) Amca da sohbete katılıyor. Sözleri, geçmişin birlik ve dayanışma
            ruhunu yansıtır nitelikte: “Eski insanlarımızdan duyduğumuza göre, bir zamanlar
            her şey imeceyle yapılırmış. Ama şimdi kimse kimseye bakmıyor.” diyerek Zafer
            Muhtar’ın anlattıklarını teyit ediyor. Dursun Amca, günümüzle ilgili gözlemlerini
            paylaştıktan sonra, bizi geçmişe doğru bir yolculuğa çıkarıyor: “Burada doğduk,
            büyüdük işte. Rahmetli dedem hem muhtardı hem de cami imamıydı. O zaman-
            lar evler kerpiçten yapılırdı, herkes el ele verirdi. Ev sahibi de misafirperverliğini
            göstermek için baklava yapar, paylaşırdı.” Bu sohbet, dayanışma dolu günlere
            duyulan derin özlemi bir kez daha hissettiriyor.


            Muhtarla vedalaştıktan sonra köyü adımlamaya başlıyoruz. Yolumuzun üzerinde,
            taş duvarlarıyla zamana direnen eski bir zeytinyağı fabrikası beliriyor. Yağhanenin
            hâlâ faaliyette olup olmadığını kestiremiyoruz ve bu bilinmezlik içinde yolumuza
            devam ediyoruz.

















































                                                                                                             Dursun Amca, ‘Eski
                                                                                                                insanlarımızdan
                                                                                                           duyduğumuza göre, bir
                                                                                                        zamanlar her şey imeceyle
                                                                                                        yapılırmış. Ama şimdi kimse
                                                                                                        kimseye bakmıyor.’ diyerek
                                                                                                        Zafer Muhtar’ın anlattıklarını
                                                                                                                  teyit ediyor.





                                                                                                                        109
   108   109   110   111   112   113   114   115   116   117   118