Page 231 - BizimKöylerimiz
P. 231
da var, 400 olan da 350 olan da… Yani toplamda 12-13 bin kovanımız olabilir.”
Dinlediklerimiz Fesleğen’in florasıyla da bir arıcılık cenneti olduğunu daha iyi
anlamamızı sağlıyor.
Muhtar, traktörüyle ilgili bir sorun nedeniyle kısa bir süreliğine yanımızdan
ayrılıyor. O esnada biz de köyün hafızası sayılabilecek bir başka isimle, 25 yıldır
köyün azaları arasında yer alan Hüseyin (Kara) Amca’yla sohbete koyuluyoruz.
Hüseyin Amca’nın kelimeleri Fesleğen’de geçim kaynaklarının dönüşümüne
tanıklık etmemizi sağlıyor: “Eskiden tütün dikiyorduk. Tütün bitti. Ağaç kesiyor-
duk, yandı; onlar da bitti. Keçicilik, koyunculuk vardı; onlar da bitti… Dolayısıyla
geçim kaynağı şu anda maaşa döndü. Eskiden kendi işimizi kendimiz görürdük.
Çavdar ekerdik, buğday ekerdik, keçi güderdik. Halı da dokurduk. 10 balya tütün
yapardık, 3-5 oğlak, kuzu, bir tane tosun satardık, bir tarla alırdık. Bunların hepsi
geldi, geçti.” Hüseyin Amca biraz da bugüne dönüyor: “İyi kötü Süt Birliği’ni
kurduk. Beş yıldır bununla uğraşıyorum. Ben kendim tankın başındayım.” Burada
durmaksızın çalışma söz konusu olduğu için ne olursa olsun üretim durmuyor,
sadece yön değiştiriyor.
Fesleğen’in ismine dair tarihle söylencenin iç içe geçtiği bilgiler geliyor Hüseyin
Amca’dan: “Fesiliko. Asıl gerçek adı bu. Roman kızı mı, ne kızıysa... O kızın
ismiymiş. Fesiliko’yu ‘Fesleğen’ diyerek yumuşatmışlar. Bu dağların tepesinde
tarihi eser de vardır, onlardan kalma o isim.” Sonra tarihten bugüne, efsaneden
gündelik yaşama doğru bir geçiş yapıyor: “Ama bizim için şimdi çiçek, fesleğen...
Saksımızda var bizim, hepimizin evinde. Nefis kokar.” Kafamızda tam netleşmese
de köyün adına dair bir hikaye öğrenmiş oluyoruz.
Soğuk hava ve ince ince yağan yağmur, sanki gezdiğimiz bölgenin kuzeyinde
değil de ülkenin en kuzey ucundaymışız gibi hissettiriyor. Sanki Ege değil de
Karadeniz’in bir uzantısı burası. Soğuğun daha fazla teslim olmadan, muhtarın
rehberliğinde bizi sıcaklığıyla sarmalayan bir eve konuk oluyoruz.
Muhtarın, “Toplamda 12-13
bin kovanımız olabilir.”
cümlesi, Fesleğen’in
florasıyla da bir arıcılık
cenneti olduğunu daha iyi
anlamamızı sağlıyor.
227

