Page 254 - BizimKöylerimiz
P. 254
BOZALAN
2021’deki büyük yangında 2.500 dönümlük arazisini yitiren Bozalan’dayız. Bu fe-
laket, köyün temel geçim kaynaklarından zeytincilik ve arıcılığı derinden sarsmış.
Yaklaşık 480 kişinin yaşadığı, dağlarla çevrili bu kırsal yerleşimde, toprağın sun-
duğu imkanlar sayesinde hayvancılık da önemli bir uğraş. Ancak Bozalan’ı diğer
köylerden ayıran en dikkat çekici unsur, Milas halısı dokuma geleneğinin burada
canlılığını henüz kaybetmemiş olması.
Yeni bir Yörük köyünün geçmişine dair izler sürmek için köy kahvesindeyiz. Muhtarı
beklerken bizi meraklı bakışlarla süzen köylülerle kısa sohbetlere dalıyoruz. Çayları-
mızı yudumlarken Muhtar Dursun Kayıhan yanımıza yaklaşıyor ve anlatmaya koyu-
luyor: “Bu köyde nüfus 480 ancak çevredeki sitelerle birlikte 5.000’i buluyor. Mesela
burası 130-140 hanelik bir köy. Hanay Sitesi var, 184 hane. Türkevleri’nde köprüyü
bilirsiniz, işte oradan itibaren tüm o bölge bizim sınırlarımız içinde. Babamın muhtar-
lığında Çökertme de buraya bağlıydı.” Muhtarın sözleri, Bozalan’ın sınırlarını zihnimiz-
de hızla şekillendiren bir haritaya dönüşüyor.
Dursun Muhtar’ın gözleri bir an uzaklara dalıyor; 2021’de yaşanan o felaketi
hatırlıyor: “Zeytin ağaçlarımız çoktu, benimkiler üç-dört ton zeytinyağı verirdi.
Yangından sonra bu miktar 150 kiloya kadar düştü. Bozalan’da yaklaşık 2.500
dönüm zeytinlik kül oldu. Bizim gençlerin yüzde 99’u artık turizmde çalışıyor.”
Onun anlattıkları, yalnızca kül olan ağaçların değil, değişen bir yaşam biçiminin
de hikayesi…
Bozalan denince akla öncelikle Milas halısının gelmesinin nedenlerini merak
ediyoruz. Muhtar, köyün geçmişine dair bir pencere aralayarak anlatmaya başlı-
yor: “Zeytinden, arıcılıktan, turizmden önce Milas halısı vardı. Şimdi ise ancak 20
hanede kaldı. Oysa bu köyde 134 hane var ve eskiden neredeyse her evde bir
halı tezgahı bulunurdu. O dönemlerde el dokuması burada çok meşhurdu. İşte
tam o zamanlar Milas deseninin patentini almamız gerekirdi ama treni kaçırdık.”
Muhtarın, kahvede Sözlerinin kültürel mirasa ilginin azalmasının burukluğunu taşıdığını hissediyoruz.
oturanların en yaşlısını işaret
ederek, ‘Halıyı en iyi o anlatır.’
dediği Mustafa Dayı, yıllarca Muhtar, kahvede oturanların en yaşlısını işaret ederek, “Halıyı en iyi o anlatır.” di-
köyden topladığı halıları yor. Sözü alan Mustafa (Gündüz) Dayı, köyün geçmişine dair eski sayfaları açıyor:
kimi zaman toptancılara,
kimi zaman perakendecilere “Bu köy kırsal bir yer. Eskiden herkesin keçisi vardı, hayvancılık yaygındı. Dağlara
sattığını anlatıyor. göçerdik; oralarda hem ziraat yapılırdı hem de hayvanlara bakılırdı.” Ardından
250

