Page 249 - BizimKöylerimiz
P. 249

Mehmet Amca anlatırken Fatma (Karaaslan) Teyze muzip bir ifadeyle söze karı-                    Hasan Abi, Gökbel’in
                                                                                                              Bozalan’dan ayrılış
            şıyor ve eşinin lafı uzattığından yakınarak sözü devralıyor: “Karakeçili Yörüklerin-           sürecine dair bildiklerini
            deniz biz. Eskiden her evde keçi vardı ama şimdi onlar da kalmadı. Tütüncülük                 paylaşıyor ve köy statüsü
            yapardık; buralar kırsal, ekersen yetiştirirsin. Zeytinlerimiz var. Ama esas geçimi-          elde etmeye dair, ‘Bunun
                                                                                                           değerini başkaları belki
            miz halıydı. Okuldan çıkıp halının başına oturduk. Çok halı dokudum ben.” O                   anlamaz ama benim için
            esnada Mehmet Amca tekrar söze giriyor ve eşinin dokuduğu halıların ne denli                     çok kıymetli.’ diyor.
            kıymetli olduğunu gururla anlatıyor: “Bir halı dokunurdu, tüccar 100 tane halının
            içinden onunkini seçerdi.” Fatma Teyze, sırrının kuvvetle vurduğu tokmak ve kök-
            boyası olduğunu paylaştıktan sonra, “Şimdi ne yapayım halıyı? Parayı köpeğe at,
            köpek yemese kediye at, kedi de yemese… Yığılıp düşsek alan var mı?” sözleriyle
            sağlığımız olmadan kazançların pek bir anlam taşımadığını bir kez daha hatırlatı-
            yor bize.

            Birbirlerine laf atmadan duramayan Mehmet Amca ile Fatma Teyze’nin bah-
            çesinde, asma ağacının gölgesinde, mis gibi çiçek kokularının arasında keyifle
            sürdürdüğümüz sohbetimizi nihayete erdiriyoruz. Geçmişten bugüne Yörüklerin
            yaşamına dair bir pencere daha araladığımız bu köyde geçirdiğimiz saatlerde
            şehirdeki hayatlarımızı sorgulamadan edemiyoruz.




























































                                                                                                                        245
   244   245   246   247   248   249   250   251   252   253   254