Page 46 - BizimKöylerimiz
P. 46
KARA CAHİSAR
Cafer Hoca, köyün tepeyi işaret ederek, “Asıl yerleşim yeri orasıydı. Bildiğim kadarıyla Orta Asya’dan
geçmişine ve sosyal
dokusuna dair hafızasıyla göç eden Karakeçililer, burada göçebe olarak yaşamaya başlamış, ondan sonra
adeta bir tarih kitabı gibi; yerleşik hayata geçilmiş.” diyor. Şehir yaşamını sevmediğini, köyün doğal güzel-
karşıdaki tepeyi işaret liklerinin ve samimi yaşantısının onu buraya çektiğini anlatıyor. “Eskiden buradaki
ederek, ‘Asıl yerleşim yeri
orasıydı. Bildiğim kadarıyla komşuluk ilişkileri bir başkaydı. Akşamları her gün birinin evinde toplanılırdı.
Karakeçililer, burada göçebe Teknoloji ilerledikçe bu değerler maalesef kaybolmaya başladı.” diye geçmişten
olarak yaşamaya başlamış,
ondan sonra yerleşik hayata günümüze yaşanan değişimi hayıflanarak paylaşıyor.
geçilmiş.’ diyor.
Cafer Hoca, geçmişin dayanışma dolu anılarından da bahsediyor: “O dönem
gençler, bugün senin orağını biçer, yarın bir başkasınınkine koşardı. İşler imece
usulüyle yapılırdı. Mesela köyün girişinden çıkışına kadar tüm duvarlarına gençler
badana yapmıştı. 23 Nisanlarda köyde eğlenceler düzenlenirdi; hiçbir oyunculuk
eğitimi olmayan köy sakinleri tiyatro sahnelerdi.” Bir dönem burada öğretmen-
lik yapma şansı bulduğunu ve o etkinliklerde hem yönetmenlik hem oyuncu-
luk hem de sunuculuk gibi rolleri üstlendiğini gülümseyerek anlatıyor. Kurban
bayramlarının da köy meydanını şenlendiren, dört gün süren neşeli buluşmalara
sahne olduğunu söylüyor. Dinlediklerimiz, köyün geçmişteki dayanışma ruhunun
ve kültürel zenginliğinin gözlerimizin önünde canlanmasını sağlıyor.
Cafer Hoca’nın anlattıklarının ardından, doğup büyüdüğü ve çok sevdiğini
söylediği Karacahisar’da muhtarlık yapma şansını yakalamış olan Ali Dere, köy
kahvesine geliyor. Hemen yanımıza oturup içtenlikle anlatmaya başlıyor: “Şu an
köyümüzün geçim kaynağı hayvancılık ve zeytin. Halıcılık yapan bir iki kişi kaldı, o
da eskisi gibi değil. Geleneklerimiz ise ne yazık ki büyük ölçüde unutuldu. Genç
nüfus da giderek azalıyor.” Köyün simgesi sayılabilecek yerleri sorduğumuzda
biraz hüzünlü bir ifadeyle, eskiden Suçıkan diye bir mesire alanı olduğunu ama
artık bunun kaybolduğunu anlatıyor. Bugün geriye kalanların başında köyün geç-
mişine tanıklık eden anıt ağaçlar olduğunu söylüyor. Ali Muhtar’ın sözleri sayesin-
de köyün, zamana direnen değerlerini de öğreniyoruz.
42

