Page 57 - BizimKöylerimiz
P. 57
de onun etrafına kurulmuş. Zaten köyün merkezi burası.” diyerek açıklıyor köyün Ahmet Hoca bizi Çamköy’ün
adının izini sürmeye davet
belleğinde önemli bir yeri olan bu ağacın neden Çamköy’ün kalbi olduğunu. ediyor: ‘Ulaş’tan buraya
kadar her yer çamlıkmış. İki
Şeref (Gençay) Amca söze karışıyor ve hafızasında yer edinen, dedesinden kalma sülale gelmiş, biri bizimki;
Çalıbaşlar.’ Ardından sözü
sözleri çıkarıyor derinlerden: “Benim dedem vardı, öleli nereden baksan 50 sene Cemil Amca alıyor: ‘Bizim
oldu. O derdi ki, bu ağacın altından deve geçermiş. Devenin geçtiği yerden sülalemiz Burdur’dan gelme,
biz Yörük’üz. O zamanlar
zaten insan da geçer. Ben de sorardım ona, ‘Dede bu ağacın yaşı kaç?’ diye. çam ağaçlarının olduğu
‘Oğlum ben bilemem’ derdi Osman Dedem. Bilinmezdi yaşı… Ama hakikaten, bu yere konmuşlar. Çadırlarını
ağacın koruma altına alınması lazım.” Bu sözler, ağacın köyün hafızasındaki yerini kurmuşlar, öyle yaşamışlar.’
daha da derinleştiriyor.
1936 doğumlu İsmail (Aktaş) Dayı’nın, çınarın gölgesinde sessizce sohbetimizi
dinlediğini fark ediyoruz. Gözleri dikkatle üzerimizde. Biz de merakla yaklaşıp,
“Senin gençliğin nasıldı İsmail Dayı?” diye soruyoruz. Sakinlikle anlatıyor: “Genç-
liğimde tütüncülükle uğraşırdık… Öyle yaşardık işte. Sonra köyümüze yabancılar
gelmeye başladı. Öteki sattı, beriki sattı… Evlatları dağıldı, gittiler buradan.” Sözleri
sitem dolu...
53

