Page 62 - BizimKöylerimiz
P. 62

ÇAMK Ö Y




                 Çamköylülerin dilinden
               düşmeyen bir ismin peşine
               düşüyoruz. Mehmet Emin
            Hoca, Mehmet Emin Muhtar’ın
            dedesi… Kızılçullu Köy Enstitüsü
                mezunu… Çamköy’ün ilk
               öğretmeni… Köyde eğitim
              deyince neredeyse herkesin
                cümlesi onunla başlıyor.































                                                   muhtarın da dedesi. Onun sayesinde bu köyde birçok kişi okudu. Okuyamaya-
                                                   cak durumda olanları bile teşvik etti. ‘Git yahu, kaç git!’ derdi. Cesaret verirdi. Biz
                                                   sekiz kardeşiz. Babamın beni okutacak durumu yoktu. Ama ben buradan yayan
                                                   gittim geldim ortaokula.” Bu sözlerde köyün eğitime açılan kapısının hikayesini
                                                   dinliyoruz. Anlıyoruz ki Emin Hoca ta o zamanlarda sadece harfleri değil, hayal
                                                   kurmayı da öğretmiş.


                                                   Çamköylülerin dilinden düşmeyen bu ismin peşine düşüyoruz. Mehmet Emin
                                                   Hoca, Mehmet Emin Muhtar’ın dedesi… Kızılçullu Köy Enstitüsü mezunu… Çam-
                                                   köy’ün ilk öğretmeni… Köyde eğitim deyince neredeyse herkesin cümlesi onunla
                                                   başlıyor. Bu eğitim mirasını sürdüren bir başka isim, muhtarın halası Zülfe
                                                   (Gümüş) Hala. Gururla ve kendinden oldukça emin bir ses tonuyla anlatıyor:
                                                   “1972’de liseyi bitirdim. Milas Lisesi’nin ilk mezunlarındanım. Sonra polislik
                                                   sınavına girdim, kazandım. 1973’te Ankara’ya atandım. Yusuf Kahraman Polis
                                                   Okulu’nda okudum. 1999’da emekli oldum. Ankara’da haber merkezinde tek-
                                                   nik personeldim. Bu nedenle bizi Doğu’ya göndermediler. Urfa’ya, Erzurum’a
                                                   tayinim çıktı ama ben gitmedim. Ben Türkiye’nin okullu ilk kadın polisiyim.
                                                   Polis İmdat’ta ilk çalışan kadın benim. Bu köyde her evden bir öğretmen,
                                                   doktor, mühendis, hukukçu çıkar. Kızlar okula gönderilmesin diye bir şey hiç
                                                   olmadı. Ben 1955 doğumluyum. Bildim bileli bu köyde kız erkek fark etmeden
                                                   herkes okula gider.”


                                                   Anlatılan her hikaye bir diğerini tamamlıyor. Bu kez söz, Kıbrıs Barış Harekatı
                                                   Gazisi, Milas’ta Gaziler Derneği’nin ilk kurucularından Yaşar Özer’de. O da tıpkı
                                                   diğerleri gibi köydeki eğitim geleneğini farklı bir pencereden anlatıyor: “Ya bu






            58
   57   58   59   60   61   62   63   64   65   66   67