Page 93 - BizimKöylerimiz
P. 93

“Önceden beni götürmezlerdi ama artık zeytine giderken ben de aileme eş-
            lik ediyorum. Zeytin silkme makinemizi, bakırlarımızı, çadırlarımızı, erzakımızı
            yanımıza alıp dağa gidiyoruz. Yorucu gibi görünüyor ama sonradan düşününce
            aslında ne kadar güzel zaman geçirdiğimizi fark ediyorum. Milas’tayken burada
            geçirdiğim anları özlüyorum mesela.” Doğup büyüdüğü topraklara duyduğu
            bağlılık, Buse’nin her kelimesine yansıyor.


            Nebahat Abla ve Buse’yle vedalaşırken eşeğiyle birlikte yaklaşan Yılmaz (Aser)
            Amca, “Hoş geldiniz,” diyerek oğlunun evine gelenlerin kim olduğunu merak
            eden gözlerle bakıyor. Biraz hoşbeş ettikten sonra, hayatını anlatmaya başlıyor:
            “Çocukluğumuz hayvancılıkla geçti; daha doğrusu deveciydik. Şimdi de Allah’a
            şükür, iyi ve kötü geçinip gidiyoruz. Şimdi şu yukarıda zeytinlerimiz var; dibini
            temizliyoruz, çalı varsa onları alıyoruz. Yapabilecek işlerimiz artık bunlar.” Yılmaz
            Amca’dan işlerin kolay gitmesi için güzel dilekler alarak köyü arşınlamaya devam
            ediyoruz.

































































                                                                                                                         89
   88   89   90   91   92   93   94   95   96   97   98