Page 107 - BizimKöylerimiz
P. 107
Kontinü sistemin işleyişini
paylaşan Aytekin Abi’nin
işine duyduğu bağlılık
her kelimesine yansıyor:
‘Müşterilerimiz zeytinlerini
getiriyor, karşılığında yağlarını
alıp gidiyorlar. Biz bu işi kırk
yılı aşkın süredir yapıyoruz.’
Kontinü sisteminin işleyişini paylaşırken işine duyduğu bağlılık Aytekin Abi’nin her
kelimesine yansıyor: “Müşterilerimiz zeytinlerini getiriyor, karşılığında yağlarını alıp
gidiyorlar. Biz bu işi kırk yılı aşkın süredir yapıyoruz.” Sohbet derinleştikçe köyün ta-
rımsal dönüşümüne de ışık tutuyor. Eskiden tütün ekildiğini ancak kotalar nedeniyle
üreticilerin tütünden zeytine yöneldiğini anlatıyor. Alatepe’nin zeytininin ve zeytinya-
ğının farkını sorduğumuzda ise sesi gururla doluyor: “Polifenol değeri yüksek, asidi
düşük, damak tadına hitap eden bir yağ. Ankara’dan bir eczacı arkadaşım var, her
yıl buradan 30 litre yağ almaya gelir. Başka yerlerde zeytinyağı yok mu? Var. Ama
Alatepe’ninki başka!” Zeytinciliğe verdiği önemi anlatırken yaprak gübresi kullandığı-
nı, verimi artırmak için Akdeniz sineğiyle mücadele ettiğini de ekliyor. Onun için bu
iş yalnızca bir geçim kaynağı değil, aynı zamanda toprağına duyduğu sadakatin ve
emeğin bir yansıması.
Sohbetimiz tamamlanınca bir zeytinyağı fabrikasının işleyişini yakından gözlemlemek
için içeri adım atıyoruz. Fabrikaya girer girmez yeni sıkılan zeytinlerin ferah kokusu karşılı-
yor bizi. Burada, zeytinin dalından sofraya uzanan yolculuğuna tanıklık ediyoruz. Yağın
altın sarısı tonları parıldarken emeğin ve sabrın ürüne nasıl dönüştüğünü bir kez daha
anlıyoruz. Elbette bu deneyimi zeytinyağının tadına bakarak sonlandırıyoruz. Damağı-
mızda kalan o özgün lezzet, adeta Alatepe’nin bereketini anlatıyor.
Son durağımız, Alatepe’nin en bilinen noktalarından biri: Paraşüt Tepe. Biraz bakım-
sız kalmış olsa da doğanın görkemini cömertçe sergileyen bu zirvede, göz alabildi-
ğine uzanan manzaraya karşı soluklanıyoruz. Burası yalnızca bir seyir noktası değil;
rüzgarın yüzümüzde bıraktığı serin dokunuşla, doğanın sunduğu dinginliğin içimize
işlediği bir mola yeri. Gözlerimiz, denizin ufukla buluştuğu çizgide geziniyor; bir yan-
da yemyeşil tepeler, diğer yanda sonsuz gökyüzü... Zamanın yavaşladığı bu noktada,
sohbetin keyfine varıyor, yorgunluğumuzu doğanın kollarında bırakıyoruz. Bu eşsiz
manzarayı ve ruhumuza kattığı huzuru unutmamak için defterimize not düşüyor, bir
gün yeniden dönmek üzere buradan ayrılıyoruz.
103

