Page 126 - BizimKöylerimiz
P. 126

KARA CAA ĞA Ç




              ‘Köyümüzün kuruluşu aşağı            Seviyoruz o çeşmeyi. Sadece tamir olalı bile 250 sene geçmiştir.” Ali Dayı köyün
              yukarı 300 seneye dayanır.           tarihini belgeler gibi değil, yaşar gibi anlatıyor.
                Tarihi bir çeşmemiz var.
             Seviyoruz o çeşmeyi. Sadece
                tamir olalı bile 250 sene          İsmail (Üstün) Dayı’nın Karacaağaç’a dair anlatısı başka köy manzarası seriyor
               geçmiştir.’ diyen Ali Dayı,
              köyün tarihini belgeler gibi         önümüze: “Çocukluğumuzda köy çok farklıydı. O zamanlar kalabalıktık. Okulda
               değil, yaşar gibi anlatıyor.        çocuklar çoktu. 550 nüfusumuz vardı bizim. 65 talebe vardı okulda, üç öğret-
                                                   men ders verirdi. Şimdi ise sadece üç öğrenci kaldı. Taşımalı sistem… Babaan-
                                                   nem derdi ki, ben bu köye ilk geldiğimde sadece beş hane vardı, diye. Şimdi ise
                                                   125 hane var ama taşınan çok oldu.” Sözleri hem demografik değişimi hem de
                                                   toplumun dönüşümünü gösterir nitelikte. Sohbetin arasında İsmail Dayı’nın bu
                                                   köyde tam 27 yıl muhtarlık yaptığını da öğreniyoruz.


                                                   Konu evlerinin içinden taşan el emeği halılara geliyor. Bu kez eşinin dokuduğu
                                                   halıları anlatıyor: “Halı yapardı, battaniye falan dokurdu. Eskiden boyacı gelirdi
                                                   köye, onlar boyarlardı ipleri. Boyacı, köyün toplu yerinde dururdu. O zamanlar
                                                   herkesin ipi vardı zaten, herkes kendi ipini getirir, boyacı boyardı; kırmızı, yeşil…”
                                                   Bu küçük ayrıntı, o günlerin dokuma kültürüne bizim için yeni bir pencere açıyor.
                                                   Halı dokumanın köyün ekonomisine, sosyal yaşama etkisini gösteriyor.


                                                   Muhtarlıktaki sohbetimizde son sözü, ev sahibi Dursun Muhtar alıyor. “Üç dö-
                                                   nemdir muhtarlık yapıyorum.” diyor. Ardından çocukluk yıllarına götürüyor bizi:
                                                   “Çocukluğumuzda daha kalabalıktı burası. Nüfus fazlaydı. Mesela okul bahçesin-
                                                   de rahatlıkla futbol oynardık. Daha zordu imkanlar. Şimdi herkesin her şeyi var.
                                                   Eskiden işler de paylaşılırdı. ‘Bugün sizinkini yapalım, yarın bizimkini yapalım.’
                                                   denirdi. Şimdi herkes kendi işine bakıyor. Eskisi gibi değil artık...” Dursun Muhtar
                                                   geçmişe özlem dolu. Çünkü zaman nüfusla birlikte ilişkileri de değiştirmiş gibi.














































            122
   121   122   123   124   125   126   127   128   129   130   131