Page 170 - BizimKöylerimiz
P. 170

GÜRCEĞİZ




















                                                   Renkleriyle, doğallığıyla bizi cezbeden bir noktadayız. Bu kez Gürceğiz’deyiz.
                                                   Gözümüzü çevirip baktığımız her yerde yeşilin tonlarını görüyoruz. Sessiz bir köy
                                                   burası; daha ilk adımdan hissettiriyor kendini. Tahmin ettiğimiz gibi, bu köyde de
                                                   ana geçim kaynağı zeytin. Köyün ekonomik ritmini belirleyen zeytinliklerin ardın-
                                                   dan hayvancılık geliyor. Eskiden bu iki temel geçim kaynağının arasında arıcılık da
                                                   varmış. Ancak bu uğraş, neredeyse bitme noktasına gelmiş; kovanlarında uğultu
                                                   kalmamış artık.

                                                   Gürceğiz’deki sakinliğin bir başka nedeni daha var. Burası aynı zamanda bir
                                                   emekli köyü. Yıllarını çalışarak geçirenler şimdi sakinliğin tadını çıkarıyorlar. Bu
                                                   nedenle hayat biraz daha yavaş akıyor. Tıpkı Çamköy gibi burası da okuma oranı
                                                   yüksek yerleşimlerden. Öğrendiğimiz kadarıyla hemşiresinden avukatına, öğret-
                                                   meninden maden mühendisine, muhasebecisinden su ürünleri uzmanına kadar
                                                   pek çok meslek sahibi çıkmış bu köyden. Bu başarı tablosunun ardında kadim bir
                                                   güç yatıyor; zeytinin sağladığı düzenli ve güvenli gelir, çocukların gelecek hayal-
                                                   lerini besliyor belli ki.


                                                   Gürceğiz’in ne bir okulu ne de bir köy kahvesi var. 130 nüfuslu, 55 haneden olu-
                                                   şan bu köyde, muhtarlık binasının önünde Muhtar Ersoy Yılmaz’la buluşuyoruz.
                                                   Muhtarın ayaküstü verdiği bilgilerle tablo netleşiyor. Öğrenciler, eğitimlerine ta-
                                                   şımalı sistem aracılığıyla devam ediyor; gelecekleri için başka köylerin okullarına
                                                   taşınıyorlar her sabah. Kahve gibi bir buluşma noktası yok ama evlerin bahçeleri
                                                   de sıcacık sohbetler için ideal görünüyor.

                                                   Köyü tanımak için kısa bir yürüyüşe çıkıyoruz. Yolun eğimiyle artan nefes alıp
                                                   verişlerimiz, bir anda karşımıza çıkan begonvillerin canlı pembesiyle canlanıyor.
                                                   Ardından, bir bahçede dallardan sarkan portakallar gözümüze ve gönlümüze bir
                                                   serinlik veriyor. O an fark ediyoruz: Şehirde olsak bu rampayı soluk soluğa çıkar-
                                                   dık. Ama burada ciğerlerimize dolan temiz hava, adımlarımıza güç katıyor.


                                                   Gürceğiz’deki ilk durağımız, bir zeytinyağı fabrikası denemeyecek kadar sade
                Gürceğiz’deki sakinliğin
               bir başka nedeni daha var.          bir yer ama köyün ruhunu yansıtıyor. Burası bir yağhane. Yağhanenin hemen
                Burası aynı zamanda bir            yanındaki evin önünde, bahçede bir sandalyede dinlenen Ahmet (Karaçayır)
            emekli köyü. Yıllarını çalışarak       Amca, 90’ına merdiven dayasa da zamana direnen bir belleğin taşıyıcısı… “Hayat
               geçirenler şimdi sakinliğin
                    tadını çıkarıyorlar.





            166
   165   166   167   168   169   170   171   172   173   174   175