Page 176 - BizimKöylerimiz
P. 176

GÜR CEĞİZ





























































                                                   Sohbetin yolu bu kez Ersoy Muhtar’ın evine düşüyor. Bizi, neredeyse zorlu
                                                   patikaları andıran yollardan geçirerek evine götürüyor. Muhtar içini dökmeye
                                                   başlıyor. “Köyümüz gerçekten çoğu şeyde geri kalmış, bunun farkındayım. Gözle
                                                   görülür bir farklılık var bana göre. Hep zeytinciliğe bağlı kalmışız. Önceden ço-
                                                   banlık varmış. Koyun, keçi çok fazlaymış. Ama zeytin artınca keçi bitmiş. Zeytin
                                                   olursa olmuş, olmazsa insanlar beklemiş. Mesela ova köylerinde hem zeytin var
                                                   hem hayvancılık... Bizde sürüm arazisi yok belki ama yine de hayvan sayısı çok
                                                   az. 200 kadar büyükbaş hayvan var, küçükbaş yok denecek kadar az. Toplasanız
                                                   15-20 anca çıkar.” Bunlar sadece bir sitem değil; aynı zamanda bir durum tespiti.
                                                   Sonra konu halıcılığa geliyor: “Eşimden biliyorum; annesinin evindeyken çok halı
                                                   dokurdu. Evlendikten sonra da dokudu ama artık bırakma noktasına geldi. Şu an
                  ‘93 mü 94 mü,                    bizim köyde halı dokuyan hiç yok bildiğim kadarıyla. Aslında halıcılık iyi paralara
                  bilmiyorum... O                  satılsaydı bu köylerdeki kadınlar özel sektöre, balık temizlemeye ya da başka
             yaşlardayım yani.’ diyen
              Gülsün Anne’nin sabır                yerlere çalışmaya gitmezlerdi.” Sözleri keşkelerle dolu.
              ve emek dolu yaşamı
             hâlâ canlılıkla, kuvvetle             Tam o esnada kahveler geliyor. Kahvenin sıcaklığıyla sohbetin rotası Ergün
               dolu. Hiç durmamış
                       çünkü.                      (Gürceğiz) Abi’ye dönüyor. “Doğma büyüme buralıyım.” diyerek başlıyor söze.





            172
   171   172   173   174   175   176   177   178   179   180   181