Page 278 - BizimKöylerimiz
P. 278
ULAŞ
Ulaş, yaklaşık 250 kişilik nüfusuyla küçük bir Ege köyü. Nüfusun büyük çoğun-
luğunu yaşlılar oluşturuyor. Eğitim, taşımalı sistemle sürdürülüyor; çocuklar her
sabah Çamköy’e doğru yola çıkıyor. Yıllar içinde gelen kotalar nedeniyle tütün
ekimi kârlılığını yitirdiğinden Milas’a doğru bir göç dalgası başlıyor. Köyde kalanlar
ise hâlâ tarımla iç içe.
Hikayeyi yerinde dinlemek için yola koyuluyoruz. Ulaş’a giden yolda tabelalar
bazen yanıltıcı oluyor. Yönümüzü karıştırsak da sonunda köye varıyoruz. Bizi
Durmuş (Ören) Muhtar, güler yüzüyle karşılıyor. Gözümüz mavi ahşap kepenkleri
kapalı olan köy kahvesine ilişiyor. Ortalık sessiz, malum zeytin toplama zamanı.
Muhtar bunun bir diğer sebebinin de sabahın çok erken saati olduğunu belirtiyor.
Durmuş Muhtar’la köyün tarihine dair konuşmaya başlıyoruz: “Bizim köyün öyle
net bir kuruluş hikayesi yok. Yerleşim yerlerinden belli, çok eski zaten.” Muhtarın
sözleri, köyün tarihinin yazılı belgelerden çok, gözlemlerle taşındığını gösteriyor.
Ardından, soyadı kanunu sonrası verilen isimlere değiniyor: “Soyadı kanunu çıkın-
ca herkesin yöresine göre soyadı verilmiş. Mesela o zaman zengin ağalardan biri
varmış; ona Ulaş soyadını vermişler. Benim soyadım Ören. Bizim orada yıkıntılık
bir yer kalmış, harabe gibi… Depremden mi, başka bir şeyden mi bilmem. Oradan
geliyor bizim soyadı.” Aile geçmişini araştırdığını söylüyor: “Biz soy kütüğünü
araştırdık, 1800’lere kadar gidiyor. Dedemin dedesini biliyorum ama onun arka-
sını bilmiyoruz.” Derken geçtiğimiz yıl yaşanan ilginç bir karşılaşmayı paylaşıyor:
“Geçen yıl Erzurum’dan biri geldi. Kadının soyadı Ulaş’mış. ‘Biz Çerkez’iz. Bu Ulaş
soyismi bizim köyde de var. Siz de bizlerdensiniz herhalde. Erzurum yöresinden
gelmişsinizdir buraya.’ dedi. Yani yine Yörüklerden... Biz de Yörük’üz zaten.”
Durmuş Muhtar, geçmişin izini sürmeye devam ediyor ve sözü çocukluğuna
getiriyor. Bir anda sesi neşeyle doluyor. “Ooo, bizim çocukluğumuzda mükem-
meldik.” diyor. O günlerin detaylarını paylaşıyor: “Aşağıda okulumuz vardı bizim.
Kışın çay geçilmez olurdu. Babalarımız gelir geçirirlerdi bizi çayın öbür tarafına.
Ulaş, yaklaşık 250 kişilik
nüfusuyla küçük bir Aşağı oba, yukarı oba diye bölünür futbol takımı kurardık, kozalaklarla top oynar-
Ege köyü. Nüfusun dık. Şen şakraktı her şey. O günleri hâlâ unutmayız. Şimdi sosyal medya o anları
büyük çoğunluğunu bitirdi. Ama gene de bizim köyümüz başka köylere göre hâlâ iyi.”
yaşlılar oluşturuyor.
Eğitim, taşımalı sistemle
sürdürülüyor; çocuklar Konu yeni nesle geliyor. “Köyden kimse elini ayağını çekmiyor. Şurada küçük bir
her sabah Çamköy’e
doğru yola çıkıyor. kır düğünü bahçemiz var, geliyorlar orada düğünlerini yapıyorlar. Çünkü kökü
274

