Page 141 - BizimKöylerimiz
P. 141
da artık dengesizleşti. Çam balı mesela, eskisi kadar çıkmıyor. Halbuki bal, insanın
ihtiyacını karşılayan besinler arasında 96’ncı sıradaymış.” Bu sözler doğadaki de-
ğişimin üretime etkisini gözler önüne seriyor.
Pinarköy’den ayrılmadan önce, köyün bakkalı Şüheda (Demirok) Abla’yla ayaküs-
tü sohbete koyuluyoruz: “Biz bu mahalleye ilk geldiğimizde elektrik bile yoktu. 13
kilometre yukarıdan yürüyerek gelirdim okula. İlkokulu burada bitirdim. Marketler
vardı o zaman sıra sıra, beş altı tane. Şimdi iki tane kaldı.” Derin bir iç çekişle
devam ediyor: “Yardımlaşma çoktu eskiden; şimdi yok. Atıyorum sen düğün
yapacaksın; herkes gelir, elinden ne geliyorsa yardım ederdi. Şimdi, ‘Aman bana
ne canım, parayla tutsun, bize para mı veriyor?’ diyenler var.” Şüheda Abla’nın
sözleriyle kısa bir sessizliğe gömülüyoruz.
Giderayak pînar ağacının yanına uğramayı da ihmal etmiyoruz. Gövdesiyle topra- Pinar ve Çevresi Tarımsal
ğa tutunmuş, dallarıyla göğe uzanmış bu ağacı sessizce izliyoruz; belki bir teşek- Kalkınma Kooperatifi’nin
kür gibi… Vedalaşmaları tamamlayıp yola koyuluyoruz. Köy geride kalırken gün Yönetim Kurulu Başkanı
Mehmet Kıvrak, bizi içeri
boyunca ettiğimiz sohbetler birer birer zihnimizde beliriyor. Sadece Pinarköy’de davet ediyor ve paslanmaz
değil, gezdiğimiz tüm köylerde ne çok şey öğrendiğimizi düşünüyoruz. çelik tanklardan petek baskı
alanlarına kadar tüm üniteleri
tek tek tanıtıyor.
137

